
Büyücülerin yanı sıra, eski günlerden beri bizi anlatılan hikayelerle eğlendiren ve düşündüren kişileri vardı. Bunların hikayeleri, genelinde olmayan yerler ve kişilerden söz edilirken, hayatımızda yaşananların yakınlığı dolayı, anlatılan Masal bizi eğlendirip ve düşündürmekteydi.
Masallar ve yalanlar arasındaki farkı birinin bizi düşündüren diğeri gerçekleri örtbas eden bir anlatımın olmasından kaynaklanır.
Bir varmış bir yokmuş yazmam, geleneklerin buyruğudur.
Bir zamanlarda atın birini sahiptim.
Çok güzel, simsiyah İngiliz thoroughbred atların cinsinden ve ayağın birinde elbette tendonlar etrafında şişlikleri vardı. Atı iyileştirdiğim dönemde çok garip bir olay olmuş ve o zamandan beri ara sırada ve aklım estikçe biraz kulaklarımı kabartmaktayım.
Şu garip olaya gelince, o atı iyileştirdiğim dönemde ellimdeki hayvan bir gün önce İstanbul'da koşmuştu. Büyük bir ihtimal akşam vaktinde benden habersiz trene binmiş ve üstelik benden izin almadan koşuya katılmıştı.
Aslında onu yarışa sokmamaları gerekirdi çünkü pedigrisi (hayvan kimliği) ne benim, nede onun ellindeydi. Birde sakat ayağıyla nasıl koşuya katıldı aklım ermiyor ama Gazetede ve TJKnın sitesinde o yıllarda katıldığını yazıyordu.
Dört defa kontrol ettiğim ismi, tek o at sahipti. Birde baktım, yarış sahalardan çıkan atların kimlikleri yeni sahiplere verilmemektedir. Bu ilginç uygulamanın hakkında uzunca düşünce, nice şeytanlıklar aklıma gelmiştir. Şimdi biri bana bunu yapamazlar diyecek ve bende birkaç bin hayvanın arasında bunu nasıl denetleyebilirsin diyecim.
Sizin atınız gecelerde, sizden izin almadan trene binerse şaşmayın. Bir sürü bilet garlarda kesilmektedir ve nice enayi, atlara gereken biletleri ısmarlamaktadırlar.
Bunu masal zannedenleri uyarmam gerekir.
Bir kere bahislere dayalı işlerinde tek kazanan bahis düzenleyenidir. Diğer, oyuna katılanları, bazen yeteneklerle, çoğu kör talih sonucu kazanıp yada kayıp etmektedirler. Yeteneği veya talih yeterli değilse, ara sırada kimseye çaktırmadan başka işleri döndürmek, tüm bahis oyunlarda koyu geleneklerin arasındadır.
Şu anda ellimde bir kısrak, kimliğine bakıldığında 4 yaşında olması gerekir ama dişlere bakılınca ve olmayan binici eğitimi (eyeri yeni alışmaktadır) göz önünde bulundurarak, daha önce koşulara nasıl katıldığını merak etmekteyim.
Biraz puştun teki ve antrenör olduğumu var sayalım. Koşulara soktuğum atı sakatlanmıştır yada gereken randımanı almamışım ama her ne olursa olsun en az masrafımı kurtarmam lazım. At piyasaya veririm ama pedigrisi ellimde kalır. Şimdi ona benzer ve daha genç bir atı onun yerine daha yüksek yaş grubunu sokup, istatistiğin bana hak verme umuduyla kazanmaya bakarım. Bu iş bence çoğu zaman boşuna yapılır ama yinede atların dişlerini biraz dikkat etmeye ve yaşa göre uygun değillerse şu gen testi bir daha yapıp, eski verilerle karşılaştırmasında bence fayda vardır.
3-4 yaş Arapların arasında daha neler koşar bilmem ama hepsinde kimlikte ne yazdığını inanmakta biraz güçlük çekmekteyim.
Bu sadece benim uydurduğum bir masal olabilir. İnanmak yada inanmamakta özgürsünüz.
Yinede ellimdeki SAFKAN ARAP kızrağın art ayak şekli thoroughbred cinslerindeki benzemektedir.
Masallar ve hikayelerden söz ederken......
Vikipedia denilen Ansiklopedisi yazan arkadaşları hep iyi niyetli olduğu kesindir ama bilgileri nereye a kadar olduğu mesul. Türkçe bölümü nadiren bakmaktayım, çünkü aradığım konularla ilişkin somut şeyleri görmek istisnalarla sınırlıdır. Benim azıcık Türkçe'm nereye a kadar gerekenleri izah edebilirim o da beli değildir.
Vikipedyanin sayfalara herhangi bir şey yazmamışım ve benden daha bilgili birileri ortalıkta dolaştığı süreçte gereğe duyacağımı zannetmem. Evcil atlar hakkındaki Türkçe sayfayı görünce biraz kaşındığımı burada söylemem gerekir.
Bir kere tarih adı altında neye yazmaya arz edildiği belli değildir.
Atların evrimi?
Evcilleştirmesinin tarihçesi
Türkiyede, Osmanlı döneminde atcılığın ibrazı yada Cumhuriyet dönemde sokağa atılan Karacabey atının anısı???
Her neyse...
Atın tarihçesi altında tekrar Mustang atları yazılı olduğunu görmüşüm ve bu son derece gülünçtür çünkü o Mustang dedikleri hayvanları, Columbus ve İspanyol Cortezin zamanından beri Amerika'ya götürülen ve sahiplerin ellinden kaçan yada salı verilen atların birleşme sonucu oluşan hayvanlarıdır. Daha basit ifade etmem gerekirse, memlekette kendince üreyen yılki atları aynı sınıftadırlar.
Türk Mustang = Yıllki atlar.
Mustang kelimesi ispanyolcadan türemektedir ve anlamı, sahipsiz at veya serbestçe dolaşan beygirdir.
Amerika'da zamanında bulunan atları (yaklaşık 55 - 25 Milyon yıl önce) oradan henüz bilinmeyen gerekçelerinden Avrupa'ya doğru ve oradan Asya ve Afrika'ya doğru yayılmıştır. Ardından Amerika kıtasındaki atların soyu tükendi. Avrupalı, Amerika keşif ettikten sonra oradaki yerlileri hüküm etme ve doğal kaynakları sahiplenme adına gittikten sonra, yanına aldığı atları, Milyon yıllardan beri oraya tekrar nal izleri bırakan ilk atları ve elbette eşekleriydi. Kuzey Amerikalı yılki atı o kadar meşhur yapan Holywood filmleriydi ama nafile orada yaygınca görülen hayvanlar, Mustangdan ziyade Quarter Horse cinsinden olup ve sahte Kızılderililerin altında görülmeleri yerli at izlemi vermiştir. Dönemin en meşhuru Winntou filmleriydi ve onların çoğu eski Yugoslavya mili parkında çekilmiştir. Onun doğrultusuna, o filmlerinde Amerikalı atları görmenizin ihtimali pek düşüktür.
Amerika'da yetiştirilen cinslerin çoğu alışılmış cins anlayışın aksine soyu fark etmemeksizin tipleri yetiştirmektedir. Mesela Palomino veya Paint atların rengi uyduktan sonra cinsi önemli değildir. Binicilikte herhangi bir yerde adamın altında bir Mustang görmeniz istisnalardan ibarettir. Mustangların en büyük ekonomik değerleri mezbahalarda geçer ve Turistlerin bir şeyler görsünler diye ortalıkta dolaşmaktadırlar. Birkaç yüz tane arz edersiniz size hemen bir paket yapacaklarından eminim çünkü kimsenin arz etmediği Mustangları nereye koyacakları şaşırdılar.
Unutmadan önce bunu da söylemem gerekir.
Winnetou karakteri yaratan Alman yazar Karl May, hayatın boyunca Amerika'ya gitmiş değildir.
...ve şu...
Przevalski atlar, bindiğmiz atlardan farklı bir türüdür. Bindiğimiz atların ataların sonucusu, yaklaşık 100 yıl önce ölmüştür. Przevalski atların bindiğimiz atların arasındaki farkı homo neandertal, homo sapiensle karşılaştırmak gibi bir şeydir. Bunlar nedense iki de bir aynı yerde anılması Bioloji dersinde uyan ve ödevlerini yapmayan yazarlardan ileriye gelmektedir.
En çok ortalığı karıştıran elbette terimleridir. Yabani, yabanileşmiş ve evcil kelimelere dikkat edemeyince işi zordur. Przevalski atların son yıllarda hayvanat bahçelerde üretildi, sayende bunlara yabani at denilmesi biraz güçtür. Farklı bir tür olunca birini Equus ferus przewalskii (Przevalskinin yabani atları) diğeri equus cabalus (evcil atlar) isimleri kullanılmaktadır. Amerikan Mustangları equus cabalus türünden olması ve Prezevalski atların başka bir türünden olması bir türlü bazı kafalara girmemesi ilginç bulunmaktayım. Her iki türünün arasındaki gen farkı dikkatini çekme adına yıllardan beri bu sayfada bir link bulunmaktadır.
Takip etmesi serbesttir.
Evcil atların cinslerin bir kısmı burada görmeniz mümkündür
arada yabanileşmiş yılki atların ve çokluğundan cins sıfatını layık görülünce Mustang cıkarsa şaşmayın
Przevalski atları görmeye arz edersiniz, bazı hayvanat bahçelerde soyu tükenmesin diye bulunur
hata hayvanat bahçelerin birinde şu evcil atlarımızın atasını tekrar oluşturma cabalanmaktadır
Anlayın, Dünyada bulunan tek yabani at türü Equus ferus przewalskii atlarıdır
Yabanide yaşayan ve kendince türeyen atlar arasında bulunan Mustang yıllki atları Avrupalıların Amerika'ya götürdükleri atlardan ileriye gelmektedir.
Equus cabalus türleri tarpan atı baz alarak yetiştirilen at cinsleridir ve Equus ferus przewalskii atlarla alakası olmayan bir at türüdür
At Türleri saymam gerekirse Equus cabalus, Equus kinski ve elbette Equus ferus przewalskii sayıp, arz edilirse equus ailesinde mensup diğer eşekleri katmam mümkündür.
Masal saatimiz şimdilik buraya kadar.
Saygılarla M.Peters
PS: Kızılderililerde at kelimesi olmayınca, tanımadıkları hayvana Büyük Köpek sıfatını layik gördüler
EQUIST - At ve Binicilik Fuarı - İstanbul Horse Show
Equitana Dünyanın en büyük At Fuarı
Araba ve at kullanırken alkol yasaktır
Büyük atların ömrü kısadır, çok küöük olan atlar uzun ömürlü ama neye yaradıkları belli. Her zaman söylediğim lafı şudur. En iyi atı poponun altındakidir.
Yinede....
Dünyanın en küçük atı
Dünyanın en büyük atı olacaktır ama..... şu anda hala en büyük olanı şudur
Yaban atı dedikleri hayvan elbette atgilerdendir ama bindiğimiz beygirlerden eşek kadar alakası var. Atlarımızın atası, kendi ellimizle tüfekle vurduk.
Gerekçesi ise, değerli kısraklarımızlarla bulaşmasın.
Equus ferus przewalskii 66 kromosom, Equus caballus 64 kromosom
A detailed physical map of the horse Y chromosome
Parelli-Atcılık bu olması gerekir
Patches the Horse - gülmek ve düşünmek serbest
©M.Peters, H.Işık, M.Dinç, Hasan N. Turan
Çeviri M.Peters, H.Işık, Hasan N. Turan
![]()
getmeahorseor2
gmail.com
Atadam® sizi binicilik, nal çakımı, atın sağlık bilgileri, atların beslenmesi, kullanılan gem ve eyer hakkında,
atın anatomik bilgiler ve atın hakkında her şey anlaşılır ve sade bir dilde anlatılma çabasındadır.
Burada bulamadığınız şeyler dedikodu ve müsabakalarıdır.
Birincisi herkes yapar diğeri Binicilik Federasyonun işidir.
Her ikisi beni aşar.